Www.AleviChat.NetAlevi Chat Alevi Sohbet Siteleri Hosgeldiniz

Alevilik Nedir

Hz. Ali (as)’ın yolunda giden onu peygamberden sonra imam bilen Müslümanlara, Hz. Ali (as)’ın taraftarları veya Aleviler denir. Alevilik Hz. Muhammet (s.a.a)’den sonra ortaya çıkan bir mezhep değildir. Alevilik İslam’ın özüdür bu yüzden Aleviler kendilerini mezhep olarak kabul etmezler. Bunun nedeni Aleviliğin Resulullah devrinde mevcut olmasıdır. Bunun en büyük delili de ehlisünnet kaynaklı hadislerdir.

Peygamberimizin devrine baktığımız zaman ve özellikle Resulullah’ın vefatından sonra Hz. Ali (as)’ı sevenlerin ve taraftarları olan sahabelerin onun etrafında toplandıklarını görüyoruz. Bunlardan bazılarını İbn-i Hacer Askalani ve Belazuri kendi tarih kitaplarında, Muhammed Havend Şah “Ravzat’us- Sefa”da, İbn-i Abddulbirr “İstiab” adlı kitabında ve diğer Sünni âlimleri şöyle diyorlar: Sa’d bin Ubade, Hazrec kabilesi, Kureyş’den bir tâife ve sahabenin büyüklerinden 18 kişi Ebu Bekir’e biat etmeyerek Rafızî oldular; onlar Ali bin Ebi Talib’in taraftarlarındandılar. O 18 kişinin ismi şunlardan ibarettir:1- Selman-ı Farsi. 2- Ebuzer-i Gifari. 3- Mikdad bin Esved-i Kendi. 4- Ammar-i Yasir. 5- Halid bin Said bin As. 6- Bureyde Eslemi. 7- Ubey bin Ka’b. 8- Huzeyme bin Sabit ( Zü’ş- Şehadeteyn). 9- Ebu Heysem bin Teyhan. 10- Sehl bin Huneyf. 11- Osman bin Huneyf (Zü’ş- Şehadeteyn). 12- Ebu Eyyub-i Ensari. 13- Cabir bin Abdullah Ensari. 14- Huzeyfe bin Yeman. 15- Sa’d bin Ubade. 16- Kays bin Sa’d. 17- Abdullah bin Abbas. 18- Zeyd bin Erkam.

Ebu bekir’in halifeliğini kabul etmeyip Hz. Ali (as)’ın etrafında toplanan bu sahabeler ilk Alevilerdir. Bunlar daima Hz. Ali (as)’ı desteklemiş, Resulullah (s.a.a) döneminde ve vefatından sonra da Hz. Ali (as)’ın yanından ayrılmamışlardır. Hz. Muhammed (s.a.a) onları Hz. Ali (as)’ın taraftarları olarak anmıştır. Hz. Ali (as)’ın yolunda giden, onu seven, ona ve Ehlibeyt’e tabi olan, Kuran-ı kerimin emirlerini yerine getiren herkes, Hz. Ali (as)’ın taraftarıdır yani Alevidir.

Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: “Kıyamet günü geldiğinde Ali bin ebi Talib cennetin yükseklerinde olan firdevs dağının üzerinde bulunacak. O dağın üstünde Allah’ın arşı ve altında ise kol kol cennetin içine akan nehirler vardır. Ali de nurdan bir kürsinin üstünde oturup yücelik elleri arasında akar. İşte o zaman sıratın üstünden ancak Ali’nin ve Ehli beytinin velayetine dair bir delili olan ancak geçip cennete müşerref olacaktır. O günde Ali, taraftarları cennete ve onu buğz edenlerini cehenneme geçirecektir.” (1) Hz.Ali (as)’ın taraftarları olan Alevilerin mükâfatı şüphesiz cennet olacaktır. Çünkü Aleviler Hz. Ali ve Ehli beytin (as) velayetine uymuş ve Allah’a tam bir imanla bağlanmışlardır.

Hz. Ali (as) sevgisi ve velayeti imanın şartlarından sayılır. Hz. Muhammed (s.a.a) hadislerinde buyurduğu gibi :“Ebu Zer’den naklen, Resulullah (s.a.a) şöyle buyurdu: Ali ilmimin kapısı ve risaletimi benden sonra ümmetime açıklayacak olandır. Onu sevmek iman, onu buğz etmek nifaktır. Ona bakmak huzur ve refah getirir, ona yakınlık ibadettir.” (2) Hz. Resulullah (s.a.a.) başka bir hadiste şöyle buyurmuştur: “Ali, ilmimin kapısıdır, risaletimin içeriğini o benden sonra ümmetime açıklayacaktır. Onu sevmek iman, ona kin bağlamak ise nifaktır.” (3) Birbirine benzeyen bu iki hadis Hz. Ali’yi sevmenin bir iman koşulu olduğunu belirtmektedir. İnsanın mümin olabilmesi için Hz. Ali (as)’ı sevmesi gerekmektedir. Peki, Hz. Ali (as)’ı sevmek mümin olmak için yeterli midir? Tabi ki hayır; ama Hz. Ali (as)’ı sevmek imanın baş koşuludur. Hz. Ali (as) sevgisi dışında mümin olabilmek için diğer şartlar, Kuran’ı kerimde geçen İslam’ın tüm kurallarını yerine getirmek gerekir. Bu şartların bir kısmını Allah (cc) Bakara suresi 177 ayetinde zikretmiştir: Erginlik, yüzlerinizi bir doğu bir batı tarafına çevirmeniz değildir. Ancak eren Allah’a, ahiret gününe, meleklere, kitaba ve peygamberlere iman edip yakınlığı olanlara, öksüzlere, çaresizlere, yolda kalmışa, dilenenlere ve esirler uğrunda seve seve mal veren, hem namazı kılan, hem zekatı veren, sözleştikleri vakit sözlerini yerine getiren, hele sıkıntı ve hastalık durumlarında ve savaşın kızıştığı anda sabır gösterenlerdir. İste bunlardır doğru olanlar ve bunlardır Allah’tan korkup kötülüklerden sakınanlar.

Bir ayrıntıya değinmek isterim. Bu şartları yerine getiren İslam’ın tüm kurallarını uygulayan bir insanda Hz. Ali (as) sevgisi yoksa ya da onun velayetinde değilse, cennete girmeyi beklemesin. Peygamberimiz (s.a.a.) bu konuda Hz. Ali (as)’a şöyle buyurmuştur: “Ey Ali, bir kul Allah’a karşı Nuh (as) kavmi içinde kaldığı gibi ibadet etse uhud dağı kadar altını olup onu Allah’ın yolunda harcarsa. Ömrü uzun olup bin kere yayan hac etmeye ömrü yetse ve safa ile merve arasında mazlum olarak öldürülse ve bütün bunlara rağmen senin velayetinin altında değilse o kişi hiçbir zaman ne cennete girecek ne de cennetin kokusunu koklayacaktır.” (4) İşte Hz. Ali (as)’ın velayeti öyle bir yoldur ki insanı ateşten kurtarır ve o kişinin mümin olabilmesi için Hz. Ali (as)’ın velayeti altında olması gerekmektedir. Bazı kesim Alevilik Hz. Ali (as)’ı sevmekse bizde Aleviyiz diyorlar. Ama Alevilik için bu yeterli değildir. Alevi olabilmek için Hz. Ali (as)’ın velayeti altında olmak ve onun imamiyetini kabul edip on iki imama yani Ehli beyte tabi olmak gerekir. İmam Ali (as)’dan naklen, Resulullah (s.a.a) şöyle buyurdu: “Ey Ali, sen benim vasimsin. Senin savaşın benim savaşımdır, senin barışın da benim barışımdır. Sen imamsın ve aynı zamanda on bir imamın babasısın, onlar masum ve temiz olanlardır. Dünyayı adalet ve hak ile dolduracak olan Mehdi de onlardandır. Onları buğz edenlerin vay haline olsun. Ey Ali, bir kişi seni ve evladını Allah ile severse, Allah o kişiyi sizlerle beraber haşr edecektir. Sizler de benimle yüksek derecede olacaksınız. Ey Ali sen Cennet ve Cehennem’i bölensin. Seni sevenleri Cennet’e ve seni buğz edenleri de Cehennem’e geçireceksin.” (5) Alevilik Ehlibeyt’e canı gönülden bağlanmak ve onlara tabi olmak demektir. Kurtuluş gemisine binmek demektir.

Hz. Muhammed (s.a.a) bir hadisinde şöyle buyurmuştur: “Benim Ehl-i Beytim Nuh’un gemisi gibidir. Her kim gemiye bindiyse kurtuldu Her kim muhalefet ettiyse boğuldu.” (6) Allah tüm inananları, hidayete erenleri bu gemiye binmesini nasip kılsın. Zaten bu gemiye binemeyen iman etmiş olmaz. Onun geleceği helak olmak boğulmaktır. “…Kurtuluş, hidayete uyanlarındır.” (7) Biz Aleviler peygamberden sonra Hz. Ali (as)’ın velayetinde gidip ehlibeyte tutunduk. Soruya kasaca cevap vermek gerekiyorsa; kurtuluş gemisine binen herkes Alevidir.

Dipnotlar:

1- Menakib lil Havarezmi s. 31. Feraid es Samtayn c.1 bab 54. s. 292. Yanabiul Mevedde s. 86,113. Riyad-ul Nadira 2/173,177,243. Tarih Bağdad 3/161. Maktel el Huseyin 2/39.

2- El-Müttaki el-Hindi’ nin “Kenz’ul Ummal” c.6, s.158 / Süleyman el-Kunduzi’nin “Yenabi’ ul Mevedde” s.235 / Es-Seyyid Murtada Hüseyni’nin “Fedail’ül Hamse min es-Sıhah es-Sitte” c.2, s.210)

3-Kenz-ül Ummal c. 6 s. 156

4- Yanabiul Mevedde s. 252. Menakib lil Havarezmi s. 28.

5- Yanabiul Mevedde s.85.

6-Ahmet bin Hanbel Müsnedi 3/14 ve 17 ve 26 . Hafız ebu Naim “Hilyetul Evliya” 4/306. Hafız Bağdadi “Tarih Bağdad”12/91. ıbın sabbağ elmeliki “Fusul Mühime” 8 . el hakim “Müstedrek” 3/150 ,2/343. Süleyman el Hanefi el Kanduzi “Yanabiul Mevedde” 4. bab 56. bağ ıbni hacer “Savaikul Muhrika” 234 . Kenzul Ummal 13/8 ve 85 .(bu hadisin kaynakları 50ye yakındır yazının fazla uzamaması için bir kaçını yazmakla yetiniyoruz)

7-Taha Suresi 47. ayet

Bu İçeriği Paylaş: Twitter | Facebook | Email

Alevilik Nedir Yorumlar

Yorum yapılmamış


Yorum yapın


*

Alevilik Nedir Etiket

Google, Yahoo ve Bing gibi arama motorları üzerinde Alevi Chat | Alevi Sohbet | Alevi Sohbet Siteleri | Alevi Chat Siteleri | Alevi Chat Sohbet Alevi Chat Alevi Sohbet Alevi Chat Sohbet Siteleri Üzerine Hizmet Veriyoruz.

Alevi Chat | Alevi Chat Sohbet

Alevi Sohbet